Blog

NEDEN ACENTEDEN SİGORTA YAPTIRMAK ZORUNDASINIZ ?

Sevgili dostlar öncelikle belirteyim ki başlıkta belirttiğim zorunluluk hukuki bir zorunluluk değildir. Tabi ki sigortanızı istediğiniz yerden yaptırabilirsiniz. Fakat sigorta olarak aldığınız bir kağıt parçasıdır. Yani karşılıklı bir sözleşmedir. Sizden belli bir para alıp hasarınız olduğunda mağduriyetinizi gidereceğimize dair bir sözdür. Yani ihtiyaç duyduğunuzda aldığımız bedelin karşılığı olarak size hizmet vermektir.

Şimdi kısaca poliçenin öncesi ve sonrasındaki hizmetlerin bir kısmından bahsedelim.

Diyelim ki araç almaya karar verdiniz hasarı var mı yok mu öğrenmeniz gerekiyor. Acentenizi ararsınız yada whatsaptan plakayı gönderir hasarı var mı bakmasını istersiniz. Acenteniz hasar sorgusunu yapar size bilgi verir. Teşekkür edersiniz aracı alırsınız yada vazgeçersiniz, sonra başka bi araç için sorarsınız sonra başka bir araç için. Bu yeni araç alıncaya kadar devam eder. Şimdi size bir bilgi vereceğim, aslında acentenizin özel bir sorgulama ekranı yoktur birçoğunuzun bildiği 5664’e mesaj gönderir gelen cevabı sizinle paylaşır. Her mesajda 4 TL cebinden çıkar. Ayni şeyi sizde yapabilirsiniz ama acenteniz görevi olmadığı halde bunu sizin yerinize yapar. Üstelik zaman ve para harcayarak yapar ama bunu size söylemez.

Aracı aldınız sigorta kasko teklifi istediniz hem en ucuzu olsun hem en full’u olsun diyerek bir başkasının 20 TL daha uyguna yaptığını aynı rakama yaparsa onu tercih edeceğinizi söyleyerek birde pazarlık yaptınız.

Paranın hepsini araca verdim para kalmadı diyerek daha sonrası için bir ödeme tarihi verdiniz veya bir kısmını verip bir kısmını bıraktınız. 5 TL 10 TL gibi bir küsüratı varsa onu zaten hiç vermediniz ve poliçenizi yaptırdınız.

Peki Acenteniz sizin için ne yaptı? Öncelikle güler yüzle sizi karşıladı çayınızı kahvenizi söyledi işlem uzadığı için bir çay daha söyledi detaylı olarak fiyatınızı araştırdı (egm yok, İnternet yavaş sigortanın ekranları çalışmıyor vb. sorunlara rağmen) poliçenizi keserken sistemler kredi kartsız kesmediği için kendi kartını kullandı, zamanında ödemesini yapamadıysanız o poliçe için faiz ödedi. 3 aylık çek konuştunuz 5 aylık çek verdiniz sesini çıkarmadı. Uzaktaysanız evraklarınızı kargoyla size ulaştırdı ve kargonun ödemesini kendisi yaptı veya poliçeyi getir parasını al dediniz, 30 lira kazandı 40 lira yakıt yakarak poliçenizi bırakıp parasını aldı. Ama bunların hiçbirini size hissettirmeden hayırlı olsun Allah kaza bela vermesin diyerek poliçenizi teslim etti.

Diyelim ki aracınızın bandrol borcuna ve trafik cezasına bakılacak. Sorun yok nasılsa acenteniz var ararsınız sizin yerinize bakar. Ödemeleri yapılacak kartınızı verirsiniz veya kendi kartıyla ödemesini yapar. Muayene randevusu alınacak sizin yerinize alır. Vergi indirim formu doldurulacak, doldurur. Üstelik bunların hepsini ücretsiz yapar.

Gecenin bir yarısı telefon gelir kaza yada arıza vardır, çekici gerekir. Acenteniz hemen telefon trafiğine girer, sigorta şirketini arar, çekici yönlendirir. Yemek yiyorsa yemeğini bırakır misafiri varsa misafirini bırakır uyuyorsa yatağından kalkar en kısa sürede yanınıza ulaşır. Tutanak formunu doldurur, polisi çağırır, aracı çektirir, yaralı varsa hastanede refakat eder yani en yakınınız yanınıza gelmeden acenteniz gelir.

Acentenin telefonunu kapatma şansı yoktur şarjının bitme ihtimali yoktur. Telefonunu unutma şansı yoktur. Tatilde telefonumu bir hafta kapatayım kafamı dinleyeyim deme şansı yoktur. Telefonunun sesini kısma şansı yoktur. Geceleri telefonunu yastığının yanına koymak zorundadır. 7/24 ulaşılması gerekir ulaşılmama ihtimali yoktur.

Sahi gecenin o saatinde acentenizin dışında kime ulaşabilirsiniz, kimden yardım isteyebilirsiniz?

Aracınız servise çekildi, servisin yoğunluğu vardır tamiri geciktirir, tedarikçi yedek parçayı geciktirir, tamirci aracınızı eksik yapar, sigorta şirketi ödemeyi eksik veya geç yapar, eksper iş yoğunluğu der eksik evrak der dosyayı geç kapatır. İkame araç istenir, dizel araca benzinli gelir, otomatik araca manuel gelir, lüks araca alt sınıf araç gelir. Hepsini geçtik içi dışı pislik içinde yıkanmamış araç gelir.

Kısaca hasarın başından sonuna kadar olumsuzluklar zinciri sürer gider. Siz hepsinde acentenizi arar sitem edersiniz. Bu arada acenteniz hepsiyle ayrı mücadele eder defalarca telefon görüşmesi yapar onlarca mail gönderir, olmadı kalkar sorun olan yere gider müdahale eder. Aslında hasarın başından sonuna kadar bir koşturmaca içindedir. Ama siz bunun farkında değilsinizdir. Üstelik yaşanılan her sorundan acentenizi sorumlu tutarsınız.

Yani acentenin dışındaki herkes işini eksik yapar ama kabak hep acentenin başında patlar.

Mutlu günlerinizde mutluluğunuzu kötü günlerinizde acınızı paylaşır yanınızda bulunur.

Devlet yanlış düzenleme yapar, sigorta şirketleri fiyatları 3 katına çıkartır, sosyal medyada yalan haber çıkar, tv ‘ler asılsız haber yapar acentelerin telefonu susmaz yüzlerce kişiye aynı şeyleri anlatır. Israrla bıkmadan usanmadan anlatır üstelik sigorta şirketleri son 1 yılda acentenin kazancını % 70 düşürmüşken.

Hatta siz pastahaneye, postaneye sigorta yaptırırsınız ama ihtiyacınız olduğunda acenteniz yine sizin yanınızda olur yine bütün hasarınız la ilgilenir yardımcı olur.

Yazmakla bitmeyecek daha bir sürü hizmeti acenteniz sizin yerinize yapar.

Bütün bunlara rağmen maalesef ne sigortalılara yaranabilir ne de sigorta şirketine.

Şimdi soruyorum size Yukarıda yazılanları acenteniz dışında sigortanızı yaptırdığınız hangi kurum yapardı?

Bankalar mı?

Plazalar mı?

İnternetten satış yapanlar mı?

Postane mi?

Ya da acentenin dışında herhangi bir aracı kurum mu?

Maalesef hiçbiri yapmaz yapamaz çünkü kurumsal yapıları ve işleyişleri buna müsait değildir.

Acenteniz bunların hepsini ücretsiz yapar, hiçbirini yapmak için sizden para istemez, teşekkür beklemez görevi olarak görür. Çünkü sigortanızı yapmıştır ekmek parasını kazanmıştır ihtiyacınız olduğunda size hizmet sözü vermiştir.

Herhalde yapacaksınız kardeşim para kazanıyorsunuz dediğinizi duyar gibiyiz. Haklısınız fakat yukarıdaki kurumların hiçbirinin yapmadıklarını yapıyoruz o kurumlardan farkımız olduğunun farkına varın diye yazıyoruz…

Çünkü acente, plazaların camlarından değil sizin gözünüzden hayata bakar. Çünkü acente emekçidir, acente AVM’lere direnen mahalle bakkalıdır, acente sizden biridir. Bütün bu hizmetleri size ücretsiz veren acentenizi önemseyin acentenizin farkına varın ve ACENTENİZE SAHİP ÇIKIN…

Saygılar…

Alıntıdır…

Reklamlar

YABANCI PLAKALI ARAÇLARIN SİGORTALARI

Yurtdışından gelen çifte vatandaşlarımızın getirdiği araçlar Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerince sigortalanmıyor. Bu segment araçlarda ;Gerek zorunlu mali sigortalar, gerekse kasko sigortası taleplerinde,mevcut mevzuat ve hükümler çerçevesinde her iki sigorta da yapılamıyor. Oysa vatandaşlarımız ekseriyetle ,yurt içinde geçirdikleri süreleri kapsayacak biçimde , trafik sigortası ve kasko sigortalarını ülkemizden yaptırmak istemektedir. Tabi ki bu istek ve taleplerde yurtdışına kıyasla oldukça uygun kalan ucuz sigorta fiyatlamalarının da etkisi vardır. Fakat vatandaşlarımızın, iki yıl gibi uzunca bir süre, yurtiçinde bu araçları kullanacak olmaları da bu talep için  başlı başına makul bir sebeb halini alıyor. Hazine Sigortacılık müsteşarlık biriminin, bu konu ile ilgili talep ve şikayetleri değerlendirerek, Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerine, bu türden yabancı plakalı  vatandaşlarımıza ait araçlar için, yurt içinde geçerli olmak üzere bir sigortanın yapılabilirliğinin önünü açması gerekmektedir. Böylelikle hem vatandaşlarımızın yurt içinde kaldıkları süreler içinde araçları güvencede olacak  hem de  sigorta şirketlerimiz için yeni bir alan açılacaktır.Bu arada yerli plakaya tescilli bir aracın bu taraz bir araçla çarpıştığında sözkonusu maddi zararının karşılanması ile ilgili süreçler de sıkıntılı ve şüpheli süreçlerdir.Çifte vatandaş olmayıp da yurt içinde ikamet eden vatandaşlarımızın  mallları ve canları da , söz konusu sigorta düzenlemesi yapılırsa daha güvende olacaktır.

ERKİN DEMİR

cq5dam.resized.img.1680.large.time1465464150543